Şubat 26, 2012

şubat blogger karnesiyle sınıfta kalan özge ve en sevilenler mimi


şubat blogger karneme şöyle bir baktım da sınıfta kalmışım resmen! alkış!
madem öyle, önümüzdeki aylara bakiiciiizz ozaman. tembellik yapmak yok!






üst üste geldi bu ay herşey; batu minnoşumun biraz zaman arayla kök dişlerini çıkartıyor olması ve gün içinde tek uykuya geçişi, bloguma ayırdığım zamanı etkiledi desem yeri var. eskiden 2 kez uyuyordu günde ve daha uzun sürüyordu uykular, yaklaşık 1 aydır yeni düzene uyum sağlamaya çalışıyoruz. eeee hal böyle olunca gündüzleri bilgisayar başında geçirdiğim zaman kısıtlandı, ayaküstü yorum kontrolü yapıyor, cevaplamaya çalışıyorum. yapışık ikiz gibiyiz evin içinde dönem dönem :) bacağa yapışıyor, kucağa atlıyor, sırta çıkıyor, gözüme parmak sokup gülüyor, sandalyelere takıyor, devir devir sıkılmıyor, tencere tava her yerde, arada bir sevgi gösterileri, her yeni gün yeni bi öğreni, bir farklı kikirdemeler şımarık şımarık, bazen cool takılır pas vermez, seslen seslen umrunda olmaz, bazen bir tutturmacalar, huysuzlanmacalar, evde salon ve kendi odası arasında koşar adım gidip gelmekten helak olmalar, bir sevimlileşmeler, sormayın gitsin :) karlı havalar arasında güneşi yakalayıp, batu'yu fotoğrafladım.







yaklaşık 3 haftadır alışveriş merkezine bile gitmedim desem?! şaka gibi benim için, illa bi uğranılasılar benim hayatımda, eksik hissettim bu ay kendimi :)
geçtiğimiz cumartesi heykel siesta'ya gittik, hem yürüyüş olsun dedik, hem de ben evde çok sıkılmıştım, maksat rahatlamak ve mis bi kahve yaaa; batu ile pek mümkün olmadı tabii, evden çıkana kadar bi telaşe, neyse çıktık, kucağımda yürüdük, alman pastası en sevdiğim zaten siesta'da, oturduk, siparişler derken; yarım kalan kahvem, hızla lüp lüp götürülen alman pastası ve apar topar kalkış vaktiiii... pek hareketli benim oğlum, yorulur yorulur da 5 dk oturayım demez! her nekadar sandalyelerle ona küçümen bir kafes inşa etsemde siesta'da, sandalyelerin altından geçti yine çıktı oralardan! karlara basarak döndük evimize :)


siparişlerim ve çekiliş hazırlığı da araya girdi tabii, bir de ciciş battaniyelerimin hazırlıkları derken annem ve evim arasında mekik dokudum :) hooop bi valiz annemdeyiz, hooop valiz geri, evdeyiz derken koca bir ay daha bitiyor! düzen değişikliği ister istemez hane alkını etkiliyor ama olsun hayat böyle güzel!

     weheartit

neyse ki oturdum bu gece bilgisayarımın başına ve  deeptone + dozbüyücüsü 'nün (ikisi de pek bi sevdiklerimden olur) beni mimlediği -en sevilenler- mimini cevaplamaya :)  geç olsun, güç olmasın değil mi ama?!

EN SEVİLENLER (5 soru-cevap)

1-  en sevdiğiniz şeyler nedir, nelerden hoşlanırsınız?



*kahvaltı:   özene bezene kahvaltı hazırlamayı da, hazırlanmış olan kahvaltıyı etmeyi de pek severim ben... ama kısıtlanmış vakit aralığında değil, şöyleee upuuuzuuun oturmayı severim kahvaltı sofrasında, çay bardakları ve kaşıkların şıngır şıngır seslerini severim, masadan kalkmayacaksın kahvaltı bitince, çay keyfi olacak gazete,dergi ile, sonrasında sohbet keyfi yapılacak mis türk kahvesi eşliğinde...


*türk kahvesi:  okuyanlar biliyor, ben aksi mi aksi bir tük kahvesi severim. bakınız: tık tık.herşey istediğim gibiyse işte ozaman aşığım türk kahvesine de, içerken yapılan keyfe de...


     a country farmhouse

*vintage tutkusu: hay allahım nerden sardım bu duruma, bir takıntıdır gidiyor. bayılıyorum eskitme objelere, ahşap, teneke, masa farketmez yani, o biçim... bahçeli olsun, vintage dursun ama modernlikle birleşsin...

 *böyle başa çıkamayacağım sanırım, tek tek devam edeyim;
modayı (şu sıralar denim gömlek tutkunuyum), dekorasyonu (incelemek, araştırmak,uygulamak), ayakkabıları, çantaları, nutellayı, alman pastasını, frambuazlı tartı, puantiyeyi, ekoseyi, pek çok kırtasiye malzemesini ( miiisss pırıldasın, ışıldasın, koksun, renk renk olsun,yaz çiz pek güzel), gezmeyi, rahat kıyafetler giymeyi (beyaz t-shirt, denim, spor ayakkabı favori üçlüm) , insanları, üreten, paylaşan,sevgi dolu, mütevazi, pozitif insanları,  onlarla iletişimde olmayı, mutfak eşyalarını, mumları, parfüm ve makyaj malzemelerini, birşeyleri yaparken o işe zaman ayırmayı ve özenle ağır ağır yapmayı, not almayı, not defterlerini, güzel fotoğrafları, whitechocolatemochayı,hiç ummadığım zamanlarda bana işaret gibi beliren minik olayları yada objeleri, yeni yemekler denemeyi ( damak tadı konusunda her nekadar gelenekci olsam da...) , sunumda itinalı olabilmeyi, kitapları bir hevesle incelemeyi ( hala düzenli bir kitap okuma alışkanlığım olmamasına rağmen), sevdiğim insanlarla sohbet etmeyi, şu sıralar sessiz ve sakin durumları, batu doğmadan önce çılgın film izlerdim, cok da severdim, uzzzuuuunca bir zamandır izleyemesem bile filmleri inceleyip ileride izemeküzere isimlerini kenara köşeye yazmayı, dizi izlemeyi, dostlarla keyif kadar yalnız yapılan keyifleri, çiçekleri görmeyi, kırmızı gülleri, papatyaları, laleleri,çimeni, denizi, kumaşları, çantaları severim... pek çok bişeyler severim ben, uzar da uzar yazarsam :)

2-  bilgisayarda vaktinizi nasıl geçirirsiniz?
bi blogum olduğundan beri daha çok blogumla ilgileniyorum bilgisayar başındayken, bunun dışında interneti araştırma bilgilenme aracı olarak kullanıyorum, sosyal medya sietelerinde vakit geçiriyorum, bazen dizi ve film için, müzik dinlemek için kullanıyorum.


3- en sevdiğiniz filmler veya izlediğiniz, hafızanızda kalan, mutlaka izleyin dediğiniz filmle nelerdir?
the notebook, the godfather, life is beatiful, avatar, kill bill, the book of eli, fight club, slumdog millionaire, the curious case of benjamin button, the stoning of soraya m., paranormal activity, pulp fiction, rec, a beatiful mind, mutluluk, babam ve oğlum, gönül yarası, kabadayı, av mevsimi, robert de niro, morgan freeman, al pacino filmleri, i am legand, i am sam....
lütfen beni maruz görün daha okadar önemli ve bayılarak izlemiş olduğum film var ki... ama ben bir balık hafızalı cins olarak aklımda hiç tutamıyorum film ve müzik isimlerini.
gerirlim, aksiyon, macera, romantik hepsini severim film iyiyse, ağlatıyor, güldürüyor ya da düşündürüyorsa. en çok da gerilim ve psikolojik filmleri hem korkar, hem izlerim!
izlediğim ve sevdiğim  filmin etkisinden kolayca çıkamam, sanki büyük bir tutkuyla o yerde, o anda olmak isterim... yaşıyormuş gibi hissederim bikaç gün, tuhaf ama böyle :)


4- şu sıralar almak istediğiniz şeylerin listesini yapınız efem.
buralara hiç girmesek daha iyiydi sanki, kadının isteği, ihtiyacı hiç biter mi?!!!
batu'ya oyuncaklar ve yeni ciciler,
spor ayakkabı, denim gömlek, güneş gözlüğü, parfüm ve makyaj malzemeleri, kumaşlar, çiçekler, ahşap ve eskitilmiş dekorasyon ürünleri, mufak malzemeleri (bardak, çanak, tabak, masa örtüsü, servis, tencere ne olursa), hırka, t-shirt, kırtasiye malzemeleri ve dahaları :) amaaaannn liste yapmak da yasak diil ya!

5- şu sıralar en çok dinlediğin şarkı veya müzisyen?
kulağıma hoş gelen her müziği dinleyebilirim, her ne kadar son zamanlarda sakinliğe ve sessizliğe ihtiyaç duyuyor olsamda... (çocuk kanallarından bazen kafam şişiyor da :)  )
dediğim gibi, süper bi müzik kültürüm olmasa da, yani her dinlediğimi hafızamda tutmayı beceremesem de şu sıralar dinlediklerimi duymak isterseniz;




bittiiiiii!
evet sonunda bitti postum, biraz uzun oldu, umarım sizleri sıkmadım...

sevgiler!
Pin It!

15 yorum:

Asiye VURAN dedi ki...

merhaba sevgili özge çok tatlı bebeğin var allah bağışlasın hep sevilsin sevdikleriyle beraber yaşasın inşallah

özge bayrak dedi ki...

asiye'cim merhaba, çok teşekkür ederim, cümlemizinkiler için inşallah... sevgiler, iyi geceler.

Dilekkmutfakta dedi ki...

Özgecim, o kadar güzel yazmışsın ve kendini anlatmışsın ki seni hiç tanımadan bu kadar yakından tanımak müthiş bir şey yani karşılaştığımızda sana ne ikram edebilirim,hangi konularda sohbet edebiliriz hiç zorluk yok:))))ayrıca kahve hakkında yazdıklarına tamamen katılıyorum kahve bir kültür nerede ve nasıl ve de kimlerle içildiği çok önemli inşallah bir gün birlikte içmek ve tadına varmak dileğiyle..

Feltia dedi ki...

Hi! I love all things you make:) Your tablecloths with felt flowers are wonderful! And your last baby towells are fantastic, lovely fabrics! But I have a problem: I don't understand turkish so I'll use Google translator (but sometimes it sounds like a robot ;)
Thanks for follog my blog! Thanks!

kitana dedi ki...

çook güzel ve özenle hazırlanan bir post olmuş, eline sağlık...Batucuk pek tatlı yine maşallah:)

Bolat dedi ki...

Yerim seni bebek :) maşallah.

Semi`nin Mutlu Elleri dedi ki...

Yooo Özge`cim, hiç sıkılmadan okudum:)
Anlaşılan Batu seni epey yoruyor, zor zamanlar...
Siesta keyfine özendim, kıskandım, iştahım açıldı. Hem kahveye, hem Alman pastasına:))
O elmayı kim ısırdı öyle, hangi romantik????
Sevgiler, öptüm...

deeptone dedi ki...

yazdıkların, fotolar hepsi çok iyi ama batu olunca göz başka şey görmüyor. ısır onu benim için.
:)

Filiz dedi ki...

Çok iyi anlıyorum sizi, kızım 6 yaşında oldu ama o diş çıkarma dönemindeki huysuzlukları ben hiç unutmuyorum, çok sıkıntı yapıyor onlara, onlarda bize :) ben calgel adında bir jel kullanmıştım doktorum yatmadan önce sürün damaklarına hafif bir uyuşma yapar rahat uyur demişti ben çok faydasını gördüm, eğer kullandığın bir şey yoksa tavsiye ederim. Batu çok tatlı maşallah allah bağışlasın:)

gamze dedi ki...

merhaba özgecim.yokluğunda güsel şeyler yapmışssın.biraz yorulmuşsun ama olsun emeklerinin karşılığını alınca herşey unutulur.uzun zamandır yoktun kendini afettirmek için de bu şirinlik abidesini kalkan yapmışsın kendine affeldildin.beklediğimize değdi yani.kendine ii bak herşey gönlüne göre olsun....

nil dedi ki...

Hiç sıkılmadım, aksine çok hoşuma gitti. Ya Batu ne kadar tatlı, alman pastasından daha tatlı:) maşallah.

Nilhan - Küçük Mucizem dedi ki...

Bizi bu güzellikten mahrum edemezsin.

Evimin dekoratörü dedi ki...

Özgecim, diktiklerine bayıldım!!! Hemen takibe aldım. Batuya da 40 kere maşallah, çook ısırmalık o yanaklar o bacaklar... Allah bağışlasın.

eda kaya dedi ki...

Allahallah, demin yorum yazdım ama bir hata oldu sanırım. Neyse kısa kesiyim bari, Batu için kolay gelsin kolay gelsin kolay gelsin diyorum. Bloga bakamıyorum diye de af dileme, bundan doğal ne var yani. Anlayışlıyız biz, halden anlarız, gerilme. Öpüyorum.

 Stil Direktörü  dedi ki...

Bakıştığınız fotoya kocaman maşallah tatlım!