Şubat 29, 2012

tazeanne röportajı



evet evet, tazeanne'deydim :)
röportajın devamını okumak isterseniz tıklayınız efemm :)

tazeanne   annelerin ve bebeklerin mutlu olduğu bir dünyanın daha yaşanılır bir yer olabileceğine inanan , mutlu ve başarılı anneler görmek isteyen bir internet sitesi...
pek çok hikaye paylaşıyor bizlerle; ev- hamileyim- mutlu lohusa- üreten anne- benim annem- kadın hikayeleri gibi konu başlıklarıyla tercüman oluyor pek çok hissimize, düşüncemize, destek veriyor annelere, anne adaylarına.
evet biliyoruz annelik zor; elbet zor! ama aynı zamanda dünyada eşi benzeri olmayan bir durum bu, en güzel şey... önemli olan ileride belkide hatırlamayacağımız bu zorlukları, yaşadığımız an içerisinde mutluluğa çevirebilmek...
karşılık beklemeden ışıltılı, masum, sevgi dolu gözlerle bize aşık bir bebek büyütüyoruz, öylesine savunmasız, öylesine yabancı dünyaya. varsın zor olsun, varsın uyutmasın, varsın mızırdansın; yeter ki hep yanıbaşımızda, yeter ki hep sağlıklı olsun, yeter ki  mis koksun, böylelikle içimiz hep neşe dolsun!
paylaşımların için teşekkürler tazeanne.
sevgili perizad, sana ayrıca teşekkürler.
yaşasın mutlu anneler, yaşasın milenyum babalar!

sevgiler.
Pin It!

bir haftasonunu daha geride bıraktık sayın seyirciler :)




Cumartesi günü bazı siparişlerime yardım etmek için annem bana geldi, eee tabi onun gelişini fırsat bilip Banu ( salıncakta iki kişi ) ile buluştum... Malum Banu'şun bir haftasonu var, o güzellik ve bakım işlerini hallederken, ben de hazırlanıp çıktım. Faruk Jewellery buluşma noktamız oldu ki - benim bir değişim işim vardı, Banu'da oralara yakın bir yerlerdeydi-  malesef Banu bu işten zararlı çıktı :) eee bu kez ben kendimi frenledim tabii (ama bu arada kırmızı ip üzerine yapılmış bronz altın yıldız bilekliği hafızama aldım) , değişim siparişim gelmiş ki pek güzelll! Banu ile çarşı simitlerimizi yedik, yanında ıhlamur ve çayımızı içtik derken, Banu'nun beğendiği ve aldığı cicilerin ( madalyon kolye, fiyonk kolye ve minnoş küpeler) renk değişimi için bekledik. aslında planımız alışverişti Faruk sonrası, tabii biz dinlenmeyi ve sohbeti tercih ettik ve heykel cafe siesta'ya yönlendik, herzamanki gibi türk kahvelerimizi içtik ve daldık koyu muhabbetlere. pek güzel geçti zaman, cicileri ise çok güzeldi, güle güle kullan Banu'şum, çok yakıştı, biraz mahvoluyoruz Faruk'a uğrayınca yaaaa, sağlık olsun n'apalım :) benim takıların fotoğrafları çok kötüydü postlarda, hem değişim yüzüğümü, hem de eski günlük takılarımı yeniden fotoğrafladım, bunlar daha iyi sanırım :)




bu arada şehir dışından satın almak isteyen olursa blogta resmi olan ürünlerden, bir süreliğine (faruk jewellery alışveriş sitesi açılıncaya dek, ne zaman bilinmez) bana e-mail atarak ozgehurcan@yahoo.com, istediği ürün hakkında bilgi alabilir. birkaç ürün fotoğrafı daha ekliyorum. daha önceki Faruk Jewellery postları için tık tık










pazar gününe gelince, en sevdiklerimden genellikle :) gs- bjk derbisi için arkadaş toplantısına davetliydik, egemen 3 beşiktaşlı ve 1 bursasporlu (ikinci takımı gs) arasında yakın markajdaydı, fanatiktir yanlış anlamayın, hem de fena, gerçi o akşam herkes fanatikti, neyse sevinen ege oldu :) hır gür çıkmadan tatlı talı bitti gecemiz :) sporda şiddeti kınıyorum bu arada! sevgili Fatoş ve Mertay'ın misafiriydik,  Kerem-Melike, Çiğdem- Serkan, Özge- Egemen ve Oğuzhan ( artık onu da sevgilisiyle görebilirsem süper mutlu olacağım) :)
buradan da teşekkür etmek isterim, pek güzel ağırlandık, futbolla alakam olmasa da kız sohbeti iyiydi :)


beşiktaş'lı çifte mudo concept'ten aldığımız hediye.


Fatoş'un 7 yaşındaki devasal su kaplumbağaları.



sevinçler, hüzünler...


bu bizden...



batu'suz olur mu bu post, ııı ıhhhh :) dün akşam aldığımız yeni oyuncağıyla alem yapmakta kendileri!

neşe ile kalın!
sevgiler.
Pin It!

Şubat 27, 2012

paketler hazır, yola çıktılar :)


eveeettt paketlerim bugün yola çıktı sahiplerine ulaşmak üzere, ben de bu cicileri yayınlamak istedim :)


 eveeeett bu cici paket sevgili Aslıhan'ın 4'lü kasnak paketi, bisikletli ve puanlı kombin. İstanbul'a gidiyor, yeni hazırlanmakta olan minnoşun odası için...



sevgili Halime hanım için İstanbul'a yola çıkan runner.


sevgili Ayda hanım için İstanbul'a yola çıkan damacana kılıfı.
Ayda hanım çok marifetli, ahşap boyayan bir hanım, ben blogunu çok sevdim, daha fazlası için biraydamasalı'na gözatabilirsiniz.


anneliğe hazırlanan sevgili arkadaşım Sinem'in bebek battaniyesi paketi.


geçtiğimiz hafta sevgili Samiye için hazırladığım bebek battaniyesi paketi, Muğla'ya ulaştı. Samiye de anneliğe hazırlanıyor ve ahşap boyuyor. çok cici şeyler yapmış, bloguna gözatmak isterseniz pembevebeyaz.

sağlıklı ve keyifli günlerde kullanmanız dileğiyle...
severek hazırladım.

mutlu haftalar!
Pin It!

Şubat 26, 2012

şubat blogger karnesiyle sınıfta kalan özge ve en sevilenler mimi


şubat blogger karneme şöyle bir baktım da sınıfta kalmışım resmen! alkış!
madem öyle, önümüzdeki aylara bakiiciiizz ozaman. tembellik yapmak yok!






üst üste geldi bu ay herşey; batu minnoşumun biraz zaman arayla kök dişlerini çıkartıyor olması ve gün içinde tek uykuya geçişi, bloguma ayırdığım zamanı etkiledi desem yeri var. eskiden 2 kez uyuyordu günde ve daha uzun sürüyordu uykular, yaklaşık 1 aydır yeni düzene uyum sağlamaya çalışıyoruz. eeee hal böyle olunca gündüzleri bilgisayar başında geçirdiğim zaman kısıtlandı, ayaküstü yorum kontrolü yapıyor, cevaplamaya çalışıyorum. yapışık ikiz gibiyiz evin içinde dönem dönem :) bacağa yapışıyor, kucağa atlıyor, sırta çıkıyor, gözüme parmak sokup gülüyor, sandalyelere takıyor, devir devir sıkılmıyor, tencere tava her yerde, arada bir sevgi gösterileri, her yeni gün yeni bi öğreni, bir farklı kikirdemeler şımarık şımarık, bazen cool takılır pas vermez, seslen seslen umrunda olmaz, bazen bir tutturmacalar, huysuzlanmacalar, evde salon ve kendi odası arasında koşar adım gidip gelmekten helak olmalar, bir sevimlileşmeler, sormayın gitsin :) karlı havalar arasında güneşi yakalayıp, batu'yu fotoğrafladım.







yaklaşık 3 haftadır alışveriş merkezine bile gitmedim desem?! şaka gibi benim için, illa bi uğranılasılar benim hayatımda, eksik hissettim bu ay kendimi :)
geçtiğimiz cumartesi heykel siesta'ya gittik, hem yürüyüş olsun dedik, hem de ben evde çok sıkılmıştım, maksat rahatlamak ve mis bi kahve yaaa; batu ile pek mümkün olmadı tabii, evden çıkana kadar bi telaşe, neyse çıktık, kucağımda yürüdük, alman pastası en sevdiğim zaten siesta'da, oturduk, siparişler derken; yarım kalan kahvem, hızla lüp lüp götürülen alman pastası ve apar topar kalkış vaktiiii... pek hareketli benim oğlum, yorulur yorulur da 5 dk oturayım demez! her nekadar sandalyelerle ona küçümen bir kafes inşa etsemde siesta'da, sandalyelerin altından geçti yine çıktı oralardan! karlara basarak döndük evimize :)


siparişlerim ve çekiliş hazırlığı da araya girdi tabii, bir de ciciş battaniyelerimin hazırlıkları derken annem ve evim arasında mekik dokudum :) hooop bi valiz annemdeyiz, hooop valiz geri, evdeyiz derken koca bir ay daha bitiyor! düzen değişikliği ister istemez hane alkını etkiliyor ama olsun hayat böyle güzel!

     weheartit

neyse ki oturdum bu gece bilgisayarımın başına ve  deeptone + dozbüyücüsü 'nün (ikisi de pek bi sevdiklerimden olur) beni mimlediği -en sevilenler- mimini cevaplamaya :)  geç olsun, güç olmasın değil mi ama?!

EN SEVİLENLER (5 soru-cevap)

1-  en sevdiğiniz şeyler nedir, nelerden hoşlanırsınız?



*kahvaltı:   özene bezene kahvaltı hazırlamayı da, hazırlanmış olan kahvaltıyı etmeyi de pek severim ben... ama kısıtlanmış vakit aralığında değil, şöyleee upuuuzuuun oturmayı severim kahvaltı sofrasında, çay bardakları ve kaşıkların şıngır şıngır seslerini severim, masadan kalkmayacaksın kahvaltı bitince, çay keyfi olacak gazete,dergi ile, sonrasında sohbet keyfi yapılacak mis türk kahvesi eşliğinde...


*türk kahvesi:  okuyanlar biliyor, ben aksi mi aksi bir tük kahvesi severim. bakınız: tık tık.herşey istediğim gibiyse işte ozaman aşığım türk kahvesine de, içerken yapılan keyfe de...


     a country farmhouse

*vintage tutkusu: hay allahım nerden sardım bu duruma, bir takıntıdır gidiyor. bayılıyorum eskitme objelere, ahşap, teneke, masa farketmez yani, o biçim... bahçeli olsun, vintage dursun ama modernlikle birleşsin...

 *böyle başa çıkamayacağım sanırım, tek tek devam edeyim;
modayı (şu sıralar denim gömlek tutkunuyum), dekorasyonu (incelemek, araştırmak,uygulamak), ayakkabıları, çantaları, nutellayı, alman pastasını, frambuazlı tartı, puantiyeyi, ekoseyi, pek çok kırtasiye malzemesini ( miiisss pırıldasın, ışıldasın, koksun, renk renk olsun,yaz çiz pek güzel), gezmeyi, rahat kıyafetler giymeyi (beyaz t-shirt, denim, spor ayakkabı favori üçlüm) , insanları, üreten, paylaşan,sevgi dolu, mütevazi, pozitif insanları,  onlarla iletişimde olmayı, mutfak eşyalarını, mumları, parfüm ve makyaj malzemelerini, birşeyleri yaparken o işe zaman ayırmayı ve özenle ağır ağır yapmayı, not almayı, not defterlerini, güzel fotoğrafları, whitechocolatemochayı,hiç ummadığım zamanlarda bana işaret gibi beliren minik olayları yada objeleri, yeni yemekler denemeyi ( damak tadı konusunda her nekadar gelenekci olsam da...) , sunumda itinalı olabilmeyi, kitapları bir hevesle incelemeyi ( hala düzenli bir kitap okuma alışkanlığım olmamasına rağmen), sevdiğim insanlarla sohbet etmeyi, şu sıralar sessiz ve sakin durumları, batu doğmadan önce çılgın film izlerdim, cok da severdim, uzzzuuuunca bir zamandır izleyemesem bile filmleri inceleyip ileride izemeküzere isimlerini kenara köşeye yazmayı, dizi izlemeyi, dostlarla keyif kadar yalnız yapılan keyifleri, çiçekleri görmeyi, kırmızı gülleri, papatyaları, laleleri,çimeni, denizi, kumaşları, çantaları severim... pek çok bişeyler severim ben, uzar da uzar yazarsam :)

2-  bilgisayarda vaktinizi nasıl geçirirsiniz?
bi blogum olduğundan beri daha çok blogumla ilgileniyorum bilgisayar başındayken, bunun dışında interneti araştırma bilgilenme aracı olarak kullanıyorum, sosyal medya sietelerinde vakit geçiriyorum, bazen dizi ve film için, müzik dinlemek için kullanıyorum.


3- en sevdiğiniz filmler veya izlediğiniz, hafızanızda kalan, mutlaka izleyin dediğiniz filmle nelerdir?
the notebook, the godfather, life is beatiful, avatar, kill bill, the book of eli, fight club, slumdog millionaire, the curious case of benjamin button, the stoning of soraya m., paranormal activity, pulp fiction, rec, a beatiful mind, mutluluk, babam ve oğlum, gönül yarası, kabadayı, av mevsimi, robert de niro, morgan freeman, al pacino filmleri, i am legand, i am sam....
lütfen beni maruz görün daha okadar önemli ve bayılarak izlemiş olduğum film var ki... ama ben bir balık hafızalı cins olarak aklımda hiç tutamıyorum film ve müzik isimlerini.
gerirlim, aksiyon, macera, romantik hepsini severim film iyiyse, ağlatıyor, güldürüyor ya da düşündürüyorsa. en çok da gerilim ve psikolojik filmleri hem korkar, hem izlerim!
izlediğim ve sevdiğim  filmin etkisinden kolayca çıkamam, sanki büyük bir tutkuyla o yerde, o anda olmak isterim... yaşıyormuş gibi hissederim bikaç gün, tuhaf ama böyle :)


4- şu sıralar almak istediğiniz şeylerin listesini yapınız efem.
buralara hiç girmesek daha iyiydi sanki, kadının isteği, ihtiyacı hiç biter mi?!!!
batu'ya oyuncaklar ve yeni ciciler,
spor ayakkabı, denim gömlek, güneş gözlüğü, parfüm ve makyaj malzemeleri, kumaşlar, çiçekler, ahşap ve eskitilmiş dekorasyon ürünleri, mufak malzemeleri (bardak, çanak, tabak, masa örtüsü, servis, tencere ne olursa), hırka, t-shirt, kırtasiye malzemeleri ve dahaları :) amaaaannn liste yapmak da yasak diil ya!

5- şu sıralar en çok dinlediğin şarkı veya müzisyen?
kulağıma hoş gelen her müziği dinleyebilirim, her ne kadar son zamanlarda sakinliğe ve sessizliğe ihtiyaç duyuyor olsamda... (çocuk kanallarından bazen kafam şişiyor da :)  )
dediğim gibi, süper bi müzik kültürüm olmasa da, yani her dinlediğimi hafızamda tutmayı beceremesem de şu sıralar dinlediklerimi duymak isterseniz;




bittiiiiii!
evet sonunda bitti postum, biraz uzun oldu, umarım sizleri sıkmadım...

sevgiler!
Pin It!

Şubat 25, 2012

çekiliş sonuçları



1.masa örtüsü sevgili HALİME KAHRAMAN'a gidiyor.
sağlıklı ve keyifli günlerde kullanmanız dileğiyle.
lütfen telefon ve adres bilginizi ozgehurcan@yahoo.com adresine e-mail atın.






4.damacana kılıfı ise sevgili BİR AYDA MASALI'na gidiyor.
sağlıklı ve keyifli günlerde kullanmanız dileğiyle.
lütfen telefon ve adres bilginizi ozgehurcan@yahoo.com adresine e-mail atın.

NOT: katılan, hatta canı gönülden paylaşan herkese çok çok teşekkür ederim...
yorumlarınıza cevap yazmadım, çekilişte karışıklık olmasın diye düşünerek.
bir daha ki çekilişte görüşmek dileğiye...

sevgiler.
Pin It!